Bireysel Danışmanlık
Merkezimizde Dinamik Psikoterapi, EMDR (Göz hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), Şema Terapi, Cinsel Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi, Varoluşçu Terapi, Deneyimsel Oyun Terapisi, Theraplay, Çocuk Merkezli Oyun Terapisi, Çocuk ve Ergenlerle Somatik Deneyimleme yöntemleri kullanılmaktadır.
Dinamik Psikoterapi
Dinamik psikoterapi, bireyin iç dünyasını, duygusal çatışmalarını ve ilişkisel örüntülerini anlamayı hedefleyen bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bu terapi, psikanalitik kuramdan köken alır ve insan davranışlarının önemli bir kısmının bilinçdışı süreçler tarafından yönlendirildiği görüşüne dayanır. Bilinç dışı süreçler ise doğrudan kendini göstermeyen ama davranışlarımızı yönlendiren zihin katmanı olarak tanımlanmaktadır. Örneğin bir kişi, farkında olmadan çocukluğunda onu eleştiren ebeveynine benzeyen partnerleri seçebilir ya da bir kelime, koku ya da yüz ifadesi insanda aniden huzursuzluk yaratabilir ama nedenini açıklayamaz bu veya benzeri durumlar tamda bilinç dışı süreçlerin bizleri nasıl etkilediğinin veya etkileyebileceğinin kanıtı niteliğindedir.
Dinamik yaklaşım, bireyin bugünkü duygusal sıkıntılarının ve ilişki sorunlarının, geçmiş yaşantılarda özellikle çocukluk döneminde önemli kişilerle yaşanan ilişkilerde şekillendiğini kabulüne dayanır. Bu nedenle terapi sürecinde, kişinin geçmiş deneyimlerinin bugünkü düşünce, duygu ve davranışlarına nasıl yansıdığı anlaşılmaya çalışılır. Semptomları yüzeysel olarak ortadan kaldırmaktan çok, bu semptomların altında yatan içsel nedenleri anlamayı ve kalıcı bir değişim sağlamayı amaçlayan süreçte birey, bastırılmış ya da farkında olunmayan duygularını tanımaya, ifade etmeye ve bu duygularla daha sağlıklı baş etmeye başlar.
Dinamik psikoterapi, "ne yaşandığını" değil, "neden yaşandığını" anlamaya yöneliktir. Derinlemesine bir keşif süreci sunar; kişinin içsel hikâyesini yeniden anlamlandırmasına, kendine karşı daha şefkatli ve farkında bir tutum geliştirmesine yardımcı olur. Bu yönüyle dinamik psikoterapi, yalnızca bir "tedavi yöntemi" değil, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin dönüşümüdür. Sonuç olarak dinamik psikoterapi, kişinin kendisini daha derin bir düzeyde anlamasına, içsel çatışmalarını çözmesine ve ilişkilerinde daha doyurucu bir denge kurmasına yardımcı olur. Böylece birey, yaşamında daha fazla özgürlük, farkındalık ve duygusal esneklik kazanır.
Kullanıldığı Başlıca Alanlar
- • Kişide rahatsızlık uyandıran her türlü semptom, davranış ve ilişkisel sorunlar
- • Uzun süren ve tekrarlayan depresyon ve kaygı bozuklukları
- • Kişilik bozuklukları
- • İlişki ve bağlanma sorunları
- • Kendilik Değeri, Özgüven ve Kimlik Sorunları
- • Psikosomatik Belirtiler
- • Kişisel Gelişim ve Kendini Anlama Süreci
EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme)
EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing / Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) Terapisi, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) başta olmak üzere, birçok psikolojik sorunla çalışmada etkinliği kanıtlanmış bir psikoterapi yöntemidir. Bunun yanı sıra EMDR ile yalnızca büyük travmalarla değil, yaşamı zorlaştıran birçok deneyimle de çalışmada etkilidir.
EMDR'nin temel varsayımı şudur: Zihnimiz, yaşadığımız deneyimleri sağlıklı şekilde işleyerek belleğe yerleştirir. Ancak bazı yoğun ve sarsıcı yaşantılar (travmalar, kayıplar, kazalar, ani ayrılıklar, istismar vb.) bu doğal işleme sürecini bozabilir. Bu durumda olayın anısı, görüntüleri, sesleri ve duyguları "donmuş" bir şekilde zihinde kalır ve bireyde bugünü etkileyen yoğun sıkıntılara yol açar. Bu açıdan EMDR'da amaç travmatik anının beyin tarafından yeniden işlenmesini sağlayarak, bireyin anıya dair duygusal yükünü azaltmak ve işlevsel bir bakış açısı geliştirmesini amaçlar.
EMDR özellikle şu alanlarda etkili bir yaklaşımdır:
- • Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)
- • Çocukluk çağı travmaları ve istismar
- • Kayıp, yas ve ayrılık deneyimleri
- • Özgüven sorunları, olumsuz benlik algısı
- • Performans kaygısı (sınav, sahne, spor vb.)
Şema Terapi
Şema terapi, birden fazla terapi modelinin farklı açılardan beslenen bütüncül bir psikoterapi yöntemidir. Jeffrey Young tarafından geliştirilmiş ve özellikle kişilik örüntülerinin, uzun süreli ilişki sorunlarının ve tekrarlayan duygusal zorlukların çalışılmasında etkili olduğu kanıtlanmıştır. Şema Terapide amaç bu köklü inanç ve duygusal örüntüleri görünür kılmak, bireyin hem bilişsel düzeyde hem de duygusal düzeyde bu kalıpları dönüştürmesini sağlamaktır.
"Şema" çocukluk veya ergenlik döneminde oluşan, kişinin kendisi, diğerleri ve dünya hakkındaki temel inançlarını, dünyayı algılama biçimini veya duygusal kalıplarını ifade eder. Bu şemalar, yaşamın erken dönemlerinde karşılanmamış güvenlik, sevgi, kabul, özerklik, ifade özgürlüğü vb. temel ihtiyaçlardan kaynaklanabilirken, ihtiyaç olmadığı halde aşırı biçimde koruyucu ebeveynlik veya sınırsız özerklik durumlarında da ortaya çıkabilmektedir.
Yetişkinlikte ise çoğu zaman farkında olmadan aynı kalıpları tekrarlar, benzer ilişkiler kurar ve benzer duyguları deneyimleriz. Ve şu söylemler sürekli kendini tekrar eder;
"Sürekli aynı şeyleri yaşıyorum."
"Kendimi bir döngüdeymiş gibi hissediyorum."
Şema terapi ise danışanla bu şemaları tespit ederek, kişinin yaşamındaki tekrarlayan olumsuz duygu, düşünce ve davranış örüntülerini anlamayı ve dönüştürmeyi hedefler. Kurulan ilişkide danışanın geçmiş yaşantılarındaki duygusal ihtiyaçlarının nasıl karşılanmadığını keşfedilir ve bu ihtiyaçların bugünkü yaşantısına nasıl yansıdığını ortaya çıkartılır. Bu süreçte danışan, hangi durumların hangi şemalarını tetiklediğini fark eder ve bu farkındalık sayesinde otomatik tepkilerini sorgulamayı öğrenir. Bu sağlıksız şemalar yerine daha gerçekçi, şefkatli ve sürdürülebilir düşünme biçimleri geliştirir. Duygusal düzeyde ise, geçmişte eksik kalan sevgi, güven, kabul gibi temel ihtiyaçların yeniden deneyimlenmesi sağlanır. Böylece hem içsel olarak iyileme hem de ilişkilerde daha dengeli ve tatmin edici bir yaşam kurulabilir.
Şema terapi özellikle şu alanlarda etkili bir yaklaşımdır:
- • Tekrarlayan ilişki sorunları
- • Terk edilme kaygısı, yetersizlik veya değersizlik hisleri
- • Yoğun ve tekrarlayan öfke, suçluluk veya utanç duyguları
- • Kişilik bozuklukları (özellikle borderline, narsisistik ve bağımlı kişilik örüntüleri)
- • Kronik depresyon ve anksiyete sorunları
Cinsel Terapi
Cinsel terapi, cinsel işlev bozuklukları, cinsel tatminsizlik, cinsel kimlik ve yönelim sorunları gibi cinsellikle ilgili çeşitli konularda yardım sağlayan özel bir psikoterapi alanıdır.
Cinsel terapi, bireylerin ve çiftlerin cinsel sağlıklarını iyileştirmek, cinsel doyumu artırmak ve cinsellikle ilgili sorunları çözmek amacıyla bilişsel davranışçı teknikler, psikoeğitim, iletişim becerileri eğitimi ve çeşitli terapötik müdahaleleri kullanır.
Cinsel terapi, yalnızca biyolojik faktörlere değil, aynı zamanda psikolojik, ilişkisel ve sosyokültürel faktörlere de odaklanır. Bu bütüncül yaklaşım, cinsel sorunların altında yatan karmaşık nedenleri ele almaya yardımcı olur.
Cinsel Terapi Hangi Konularda Yardımcı Olur?
- • Cinsel istekte düşüklük (düşük libido)
- • Erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu)
- • Erken boşalma
- • Gecikmeli boşalma veya boşalamama
- • Vajinismus (ağrılı cinsel ilişki)
- • Anorgazmi (orgazm olamama)
- • Cinsel performans kaygısı
- • Cinsel kimlik ve yönelim sorunları
- • İlişkide cinsel uyumsuzluk
- • Cinsel travma ve istismar sonrası sorunlar
Cinsel terapi, bireysel olarak veya çift terapisi şeklinde yürütülebilir. Terapist, gizlilik ve güvenli bir ortam içinde, danışanların endişelerini açıkça ifade etmelerine ve cinsel sağlıklarını iyileştirmelerine yardımcı olur.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), bireylerin düşünce, duygu ve davranışlarını anlamalarına ve bunları değerlendirip revize etmesi konusunda yardımcı olan, bir psikoterapi yöntemidir. Günlük yaşamda karşılaşılan stres, kaygı ve duygusal zorluklarla başa çıkmada güçlü bir araç olarak öne çıkar.
BDT, temel olarak düşüncelerimizin duygularımızı ve davranışlarımızı şekillendirdiğini kabul eder ve olumsuz düşünce kalıplarının fark edilip değiştirilmesini hedefler. Bilişsel davranışçı terapide amaç, kişinin yaşam kalitesini artırmaktır. Bu değişimi ise bireyin olumsuz ve işlevsiz düşünce kalıplarını fark etmesini sağlayarak, bunları daha gerçekçi ve yapıcı düşüncelerle değiştirilmesiyle yapar. Terapi süreci boyunca, danışan aktif bir şekilde kendi düşünce ve davranışlarını gözlemlemeyi öğrenir ve günlük yaşamda uygulanabilir stratejiler geliştirir. Bu süreç, kişinin kendine güvenini artırır, duygusal dalgalanmaları dengeler ve stresle başa çıkma becerisini güçlendirir.
Yaygın Bilişsel Çarpıtmalar
- • Hep ya da hiç düşünme (Siyah-beyaz düşünme)
- • Aşırı genelleme
- • Zihinsel filtre (Negatif detaylara odaklanma)
- • Olumluyu olumsuzlaştırma
- • Sonuçlara atlama
- • Büyültme ve küçültme
- • Duygusal akıl yürütme
- • "Gereklilik" ifadeleri
- • Etiketleme
- • Kişiselleştirme
BDT Kimlere Uygundur?
- • Depresyon
- • Anksiyete bozuklukları (yaygın anksiyete, sosyal anksiyete, panik bozukluk)
- • Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)
- • Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)
- • Fobiler
- • Yeme bozuklukları
- • Uyku bozuklukları (uykusuzluk)
- • Madde kullanım bozuklukları
- • Kişiler arası ilişki sorunları
- • Öfke kontrolü sorunları
BDT, en çok araştırılan ve kanıta dayalı psikoterapi yöntemlerinden biridir. Çok sayıda klinik çalışma, BDT'nin çeşitli psikolojik bozuklukların tedavisinde etkili olduğunu göstermiştir.
Aile ve Çift Terapisi
Aile ve çift terapisi, ilişkilerde yaşanan sorunları yalnızca bireysel düzeyde değil, tüm ilişkisel sistemin bir parçası olarak ele alan bütüncül bir terapi yaklaşımıdır. Bu bakış açısına göre, bireylerin yaşadığı duygusal, davranışsal ve iletişimsel güçlükler; partneri, aile üyeleri ve ait olduğu sistemle kurduğu ilişkiler içinde anlam kazanır. Bu nedenle terapi süreci, sorunu sadece "kişide" aramak yerine, çift veya aile içindeki etkileşim döngülerini, iletişim biçimlerini ve rolleri bütünsel olarak değerlendirir.
Çift Terapisi Nedir?
Çift terapisi, romantik ilişkisi olan iki bireyin yaşadığı zorlukları anlamayı, ilişki içindeki tıkanmaları çözmeyi ve duygusal bağı güçlendirmeyi amaçlayan profesyonel bir süreçtir. Terapide; iletişim becerilerinin geliştirilmesi, sağlıklı çatışma çözme yöntemlerinin öğrenilmesi, güven ve bağlılığın yeniden inşa edilmesi hedeflenir. Aynı zamanda ilişkide tekrar eden olumsuz döngülerin fark edilmesi, eşler arasında empati ve anlayışın artması da sürecin önemli bir parçasıdır.
Çift terapisi yalnızca kriz dönemlerinde başvurulan bir yöntem değildir. İlişkisini güçlendirmek, sağlıklı bir birliktelik sürdürmek veya geleceğe dair netleşmek isteyen çiftler için de destekleyici bir çerçeve sunar.
Aile ve Çift Terapisinin Çalıştığı Başlıca Alanlar
- • Sürekli tekrarlayan tartışmalar
- • İletişim sorunları veya iletişim kopuklukları
- • Güven kaybı veya ihlalleri
- • Cinsel yaşamla ilgili güçlükler
- • Kıskançlık ve kontrol davranışları
- • Değişen yaşam rolleri (ebeveynlik, iş yükü, taşınma vb.)
- • Evlilik öncesi hazırlık ve ilişki güçlendirme çalışmaları